Saturday, December 6, 2008

bir delinin hezeyanları...

Hayatı tek katmanda yaşayamamak... İşte benim sorunum bu!

Bir zamanlar bir sürü değişik arkadaş çevresine girmekle, başka şehirlerde erkek arkadaş edinmekle, klüpler-topluluklarla çözmeye çalışmıştım bu sorunu... Tek bir hayata sıkışıp kalınca boğuluyorum çünkü! (Araştır- çoklu kişilik bozukluğu...)

Şimdi ise elimde pek bir şey yok... Tek sığınağım, yazmak... O da içimden pek gelmiyor... Kafamdaki hayallerle avunup duruyorum...

Silkin ve kendine gel! Hayat kısa... Yine o en bilindik hataya düşüyorsun - hep bir yarım kalmışlık hissiyle yaşıyorsun hayatı, gelecek daha güzel günlerin özlemiyle, şimdiye katlanarak.

Bunu yapma!

Hayatının baharını bekleyerek geçirme... Aynı hataya düşme - aynı hayata düşme... Düşme...

1 comment:

Ali Korkmaz said...

Bunu cok ama cok dusundum, bir turlu istedigim seyin olusuna sevinmeyi birak, olmamasina uzulemedim bile cunki nerde nasil olmaliydim anlayamadim cozemedim, ceviz kabugunda gibi hissediyordum kendimi. Sinirlari asayim dedim uzaklastim gittim geldim yaptim ettim ama olmadi, bu kezde cok kucuk geldi gozum korktu cunki bekledigim bu degildi, anlayamadim nerde nasil yasamaliyim henuz cozemedim, yapamadim edemedim bilemedim.